aldemir

GEÇ MODERNİTE MUTANTLARI

“Milliyetçiliklerin modern bir olgu olup olmadıkları
hep tartışıla gelmiştir. Ama hakim görüş,
milliyetçiliğin modenitenin sonuçlarından biri olduğu yönünde seyrediyor.”
Ernest GELLNER

Dünya görüşümün ve kişiliğimin içinde şekil bulduğu Türk milliyetçiliği de 20.yy’ ın erken modernleşme ürünü olduğu varsayılır. Sadece Anadolu Türklük’ ünde değil,Türkistan,Kazak-Tatar,Azerbaycan,Balkan ve diğer Türki coğrafyalardan da güçlü sesler verir.(İncelenmesi gereken ayrı bir bahse konudur.)

Ülkemize dönersek Türkiye Cumhuriyetinin KURUCU BABALARI Türk milliyetçiliğini ULUS-DEVLET inşa sürecinde bir tutkal olarak kullanmışlar ve Türk modernleşmesinin en güçlü parametresi olarak görmüşlerdir.

Türk Milliyetçiliği modernitenin bir sonucu ise,modernite kavramına kısaca bir göz atmak da fayda var.Modernite 19. ve 20.yy ‘ları tanımlayan hakım olgudur.Totalize ediyor,homojenleştiriyor,tek tipleştiriyor,merkez ve çevre olarak hayatı ikiye bölüyor ve çevreyi merkeze benzetmeğe çalışıyor.Bütün bunları ise ‘’GÜÇ’’ ile yapıyor.

Milliyetçilik ise ulus devletin oluşunun en büyük sebeplerindendir. Örnek verecek olursak 1.Dünya Savaş’ından önce yirmi(20) ulus devlet var iken,bu gün BM verilerine göre genel kurulda koltuk sahibi olan yüz doksan üç(193) devlet var.Ayrıca beş yüz(500) dil ve altı bin(6000) etnik köken var.Peki çok güçlü olan modernite bu grupları ulus devlerin içerisine neden sokamamıştır,hangi sebeplerle çuvallamıştır?

Kısa yoldan giderek cevaplamak gerekirse 80’lerin sonlarına kadar modernitenin hizmetçisi olan milliyetçilik 90’larla beraber etnik milliyetçilikleri tetikleyerek ulus devletlere zarar veren bir hale gelmiştir… Hele bir de kendini çağa uyduramayıp, zamanın ruhunu yakalayamayan ‘’Ortadoks Milliyetçilik’’ halini almışsa Türkiye’de olduğu gibi alternatif ‘’Mutant Milliyetçiliklerin’’ oluşmasını tetiklemiştir.Ulusalcılık ve etnik Kürt milliyetçiliği buna örnek verilebilir.Özellikle Kürt milliyetçiliği gecikmiş modernite ile ilgilidir ve 19.yy proto milliyetçilik ile 20.yy modern milliyetçiliği ıskalamış, ‘’Mutant’’ 21.yy milliyetçiliğidir. Bu tür milliyetçilikler ise kendine öteki kabul ettiği milliyetçiliği ,taklit edip kopyalıyor.(G.Jusdanis-Gecikmiş Modernlikler)Hal böyle ise etnik Kürt mutant milliyetçiliğinin örneklendirdiği Türk milliyetçiliği ve başka bir mutant olan Türk ulusalcılığıdır…O halde etnik illetimizden kurtulmanın yolu Türk milliyetçiliğinin çağı yakalayabilmesinden de geçiyor.19. ve 20.yy modernitesinin ürünü olan Türk milliyetçiliği ideolojisini savunan bizler idrak etmeliyiz ki bu günkü dünya POST MODERN bir olguyu yaşıyor.Demokrasi,farklılıkları kabul ve saygı,insan hakları,devlet birey ilişkilerinde birey haklarının öne çıkışı gibi temel hak ve özgürlükler ile totalize edici tüm ideolojiler sorgulanıyor.

Yöneltmeğe çalıştığım temel soru şudur:Sivil toplum hareketi olarak gördüğüm Ülkücülüğü nasıl bir yorumla çağa uydurabiliriz?Tüm vatandaşlarımızı kapsayacak bir kavram olabilir mi?Bu günkü siyaset paradigmasının bir üst düzeyini nasıl yakalayabiliriz?(Etnik düzeyden sivil düzeye)Kanada’daki gibi liberal,demokrat;açık bir milliyetçilik mümkün müdür?Çok dil olması tek millet olmamıza engel midir gerçekten?Yoksa paranoya ve korkularımıza çocuklarımızın geleceğini kurban mı ediyoruz?

Kendimle konuştuğumda şunları itiraf ediyorum kendime.İnsanın doğacağı ailesini,etnik kimliğini ve inançlarını seçme şansı yok.O halde doğumdan itibaren gelen seçimsiz koşulları saygı ile karşılamalı ve özgürlük alanlarının sınırlandırılmalarına engel olunmalıdır.Velhasıl;Kürt kimliğini bireysel bazda tanıyorum fakat Kürt ulusu inşası süreci hakkında derin endişelerim var..Bu günkü yaklaşımımı ’’KÜRT İNSANINA EVET,KÜRDİSTAN’a HAYIR’’ şeklinde özetlemem mümkündür.

Şunu bir kez daha tekrarlamakta fayda görüyorum;biz Türkler milliyetçiliğimizi post-modern yaklaşımlara taşıyamazsak bizi taklit eden etnik illet kendini tedavi edemeyecektir.Bunun sonucu ise,Allah ülkemizi korusun,kanlı iç çatışmadır.(G.Jusdenüs-Gecikmiş Modernlikler)Ve bundan hepimiz sorumluyuz.

11.10.2013

Alaattin ALDEMİR
ANKARA

Previous Post Next Post